Arınç: Yazıcıoğlu olayı namus borcumuz
Emniyet'te Teleskopik Cop Dönemi
Tansu Çiller'e Telefonla ŞOK Tehdit
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Gerçeği aramak onu elde etmekten daha kıymetlidir.

3.Kübra Özden
Hayatın içinde ol, hayatta yanlış bir şey yoktur. Eğer bir şey yanlışsa, o sizin bakış açınızdan dolayıdır. Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin ya da olanları kabullenmeyi.
18.02.2012 / 00:00


Kendi kendime konuştuğum kadar, kimseyle konuşmuyorum. Sebep delilik değil, sadece bilirim ki insanı sadece en iyi kendi dinler.

Kendime ait bir hayat istediğimi anladım. Sadece bana ait bir hayat. Acıların, düş kırıklarının, korkuların, olması gerekenlerin, adanmışlıkların, başkalarının kurallarının yönetmediği bir hayat. Pişmanlık gibi değil.

Gitme zamanının geldiğini nasıl anlayabilir insan. Nasıl anlatabilir. Yalnızlığı özlüyorum, yüzümde gölgeler olmadan yaşamayı. Önceleri çok korktum. Hala bazen korkuyor olsam da, usulca fısıldıyorum kulağına aslında her şeyi. İçimi sızlatacak kimse kalmadı içimde.

Hayatın içinde ol, hayatta yanlış bir şey yoktur. Eğer bir şey yanlışsa, o sizin bakış açınızdan dolayıdır. Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin ya da olanları kabullenmeyi. İyikilerinle güçlenir, keşkelerinle tükenirsin. Karar senin!

‎Birlikte dolaşıp birbirine destek olan kişilere pek rastlanmıyor artık. Nedendir acaba? Şu dünyada herkes birbirinden korkuyor olsa gerek.

Kim seni bütünüyle, koşulsuzca kabul ederse değişmeye başlarsın. Onun kabulü sana böyle bir cesaret verir. Olduğun gibi kabul edilmen seni bütünleştirir, seni kendine güvenli kılar, kendin gibi hissettirir. O zaman beklentileri yerine getirmene gerek yoktur, sen olabilirsin. Bu yüzden sevgi bu kadar besleyicidir. Seni basitçe, sırf sevgi uğruna seven bir erkek ya da kadın bulabildiğinde, sevgi dönüştürür. Ansızın tüm üzüntü kaybolur; yüreğinde bir dans, bir şarkı bulursun.

Sizde var olanları ortaya çıkarırsanız, ortaya çıkarttıklarınız sizin kurtuluşunuz olacaktır. Eğer sahip olduklarınızı ortaya çıkartamazsanız, ortaya çıkartamadıklarınız sizi mahvedecektir. Marifet hiç düşmemekte değil, Her düştüğünde kalkabilmektedir.

‎Söylediğimiz şeyler doğru olabilir. Ancak önemli olan bu değil. Önemli olan, bu doğrular karşısında takındığımız tavırdır, ne yapacağımızdır. Göründükleri gibi olmalıdır insanlar. Eğer değillerse, hiç görünmesinler daha iyi.

Her türlü özlem kendinedir insanın. Her seste kendini dinler, bilinmeyen limanlara yelken açar her gördüğünü kendi rengiyle boyar. Her şehir büyük bir ruhun yansımasıdır. Her gittiği yerde bir parçası kalır insanın. Kendinin çizmediği hiçbir sınır kendinin değildir. Yanlış yerde arayan yanlış şey bulur. Buğday başağından habersizdir her gün kendi şafağını taşır.

Bir insanı gerçekten sevmek ne demektir bilmiyor musunuz? nefret, kıskançlık, öfke hissetmeden, ne yaptığına veya ne düşündüğüne karışmak istemeden, kınamadan, kıyaslamadan sevmek ne demek bilmiyor musunuz? Sevginin olduğu yerde kıyaslama olur mu? Birisini bütün kalbinizle, bütün zihninizle, bütün vücudunuzla, bütün varlığınızla sevdiğiniz zaman karşılaştırma söz konusu olur mu? Kendinizi o sevgiye tamamen teslim ettiğinizde başkaları yoktur artık. Sevginin sorumluluğu ve vazifesi var mıdır, ayrıca bu kelimeleri kullanır mı? Bir şeyi görev gereği yaptığınızda bunda sevgiye yer var mıdır?

Görev sevgi içermez. Görevin insanı esir alan yapısı insanı mahvetmektedir. Bir şeyi göreviniz olduğu için yapma gereği hissediyorsanız yaptığınız şeyi sevmiyorsunuz demektir. Sevginin olduğu yerde görev ve sorumluluk yoktur. Çoğu ebeveyn ne yazık ki çocuklarından sorumlu olduklarını düşünür ve sorumluluk anlayışları, çocuklarına neyi yapmaları neyi yapmamaları, büyüyünce ne olmaları ne olmamalarını söyleme şeklinde kendini gösterir. Anne babalar çocuklarının toplumda güçlü bir yere sahip olmalarını isterler. Sorumluluk dedikleri şey, o taptıkları saygınlığın bir parçasıdır ve bana kalırsa saygınlığın olduğu yerde düzen yoktur.

Her şey değişiyorsa insanın umudunu bir ana bağlaması anlamsızdır. İyi ya da kötü zamanlar yoktur, sadece durmadan değişen zamanlar vardır.

Zaman direklere çarpar. Kalakalırız. Duygudan yoksunuzdur, insanın gövdesini ayakta tutan, artık alışkanlıkların iskeletidir. O da bomboştur zaten.



Yaşamak yazmaktır Sevgilerimle…







 

Etiketler:
Bu yazi toplam 507 defa okundu
YORUMLAR
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR