Arınç: Yazıcıoğlu olayı namus borcumuz
Emniyet'te Teleskopik Cop Dönemi
Tansu Çiller'e Telefonla ŞOK Tehdit
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Kurultay’a Adım Adım

1.Ahu Özyurt
CHP Kurultay’ı ya da Kurultayları tartışması önümüzdeki iki haftanın en sıcak konuları olacak gibi. Peki ama ne değişecek?
05.02.2012 / 00:00


Bunların yanıtı için Kurultay’a yakın yapılacak bir Parti Meclisi var ki, kritik önem taşıyor.

Teknik olarak iki Kurultay olabilir mi? Kaynaklarım “Parti tarihinde vardır böyle ardarda Kurultay” diyor. Ama ay sonu cebinde zaten az para olan delegeleri iki kez Ankara’ya taşımak pek de mümkün görünmüyor.

Peki tarafların durumu ne:

Baykal: Bir süredir müzakereleri ve manevraları uzaktan izleyen Baykal’ın son haftaya kadar rengini belli etmeyeceği konuşuluyor. Ama kendisine yakın delegelere ve imzacıların büyük bir kısmına “Kurultaya gitmeyin” diyebilir. 1200 küsür delegenin yarısı gelmese o Tüzük Kurultayı hukuki varlığını yitirir.

Sav: Bir taşla iki kuş vurdu. Hem Genel Merkezi Kurultay’a ikna etti hem de bir süredir saha kenarında ısıttığı Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu’nu Kılıçdaroğlu’nun en yakın çalışma grubu içine soktu. Her ne kadar bazı Ankara çevrelerinde Feyzioğlu’nun Ankara Barosu’na da Sav’a rağmen söke söke seçildiği konuşulsa da Önder Sav bu manevrada yine gücünü göstermiş durumda.

Kılıçdaroğlu: Parti Meclisi’nden de MYK’sinin önemli bölümünden de çok memnun değil. Hatta bunu Deniz Baykal ile bile paylaştığı gelen haberler arasında. Ama yine de kartlarını göğsüne yakın tutuyor. Parti Meclisi’nde sürpriz bir kararla “Eskilere af” çıkartabilir ve Sarıgül için kapı aralanabilir.

Birkaç haftadır herkesin dilinde aynı söz: Bu filmin sonunu Baykal’ın ne yapacağı belirler.

Deniz Baykal belli ki birkaç ay öncesine kadar Genel Başkanlığa dönme yönünde yokladığı kulislerden eskisi kadar umutlu değil. Ama Parti’de ta ilk gün Gürsel Tekin’in canlı yayında söylediği gibi “Ağabeylik” görevine hazırlanıyor olabilir…

Çünkü partinin özellikle önümüzdeki dönemde Hukuk cephesinde çok daha dikkatli davranması gerekecek. CHP’nin Parti Grubu sürekli soru önergesi vermekten, örneğin Şehircilik ve Orman Bakanlığı’nın İstanbul’un her arazisini ranta açan yasasını bile inceleyip Anayasa Mahkemesi’ne götürtebilecek takate sahip değil.

Oysa, beğenin ya da beğenmeyin… Yasaları didik didik inceleyen bir Hukukçu kurmay kadrosu olsa Kılıçdaroğlu çok daha etkili ve sert muhalefet yapabileceği bir sürece giriyor.

Belediye Seçimleri yaklaştıkça AKP çok daha agresifleşecek ve seçim bölgelerini, ilçelerinin dağılımını bile değiştirme yoluna gidecek.

Bunu ben uydurmuyorum.. Geçtiğimiz günlerde TEDxRESET Konferansı’nda benimle birlikte konuşan New York Üniversitesi Öğretim Üyesi Alastair Smith söylüyor, “Diktatörün El Kitabı” isimli çalışmasında.

“Seçim kazanmak için doğal olarak iktidardaki güç parayı, seçim bölgelerinin haritasını değiştirmeyi, her türlü taktiği kullanmak zorundadır. Ve sandıktan çıkan sonuç da demokrasinin işareti değildir artık o noktada” diyor Smith.

Gözler bu noktada, sahayı ve seçmeni iyi bilen bir isimde. Gürsel Tekin iki haftadır tabanda yaptığı ziyaretlerde hep endişeli ama kalabalık CHP’li gruplar tarafından karşılanıyor. Hepsine “Bu sorunları aile içinde çözeceğiz. Meraklanmayın” diyor.

CHP Tarihini bilenler için Kılıçdaroğlu’nun Bekir Coşkun’a söylediği “Çizmelerimi giyeceğim” sözü önemlidir. O söz, İsmet Paşa’ya aittir. Ecevit’i de Baykal’ı da o yetiştirdi. Ve sonunda Ecevit’e bayrağı teslim etti.

CHP’de de devamlılık esastır.

Bekleyip göreceğiz.



 

Etiketler:
Bu yazi toplam 1188 defa okundu
YORUMLAR
Ziya Günkurusu: 
"Kaset var mı kaset"
Ahu hanım yazınız güzel bir analiz gibi. Ama CHP'liler olarak bizim merak ettiğimiz kurultaya kasetli mi gireceğiz kazetsiz mi:))) Bir de şunu sormadan geçemeyeceğim, Sizi Zihni Çakır gibi bir AKP kalemşörü ile aynı sitede görmeyi nasıl bir derin plana borçluyuz?
05.02.2012 / 23:23
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR