Var mısın sayın Başkan?
Var mısın sayın Başkan?
Oldukça hareketli ve ibret dolu gelişmelerle, bir haftayı daha geride bıraktık.
Geçtiğimiz hafta gazetemizin manşetinde yer alan ve gazetemize yönelik sinkaf dolu sözler içeren manşet haber, okurlarımızı şoke etti.
Birçoğu okuduklarına inanmakta zorlandığını, gönderdikleri maillerle ifade etti. Oysa üzülerek ifade etmeliyim ki; yazılanların satırı satırına doğru olduğunu kanıtlayacak ve gizli çekilmiş video kaydı elimizdedir.
Gerekirse bu videoyu, gazetemizin web sitesinde (www.kuzeyinsesi.com) yayınlayacağız. Bununla ilgili başlattığımız hukuki süreçte de, yargı önünde, ibretlik, bir o kadar da utanç dolu sözleri dinleteceğiz.
“Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” derler ya, işte manşetimizden sonra Belediye Başkanı Selçuk Çetin de, avukatı aracılığıyla, haberde yer alan cümleleri sarf etmediğini ve “yalan ve iftira olduğunu” öne sürerek, sözüm ona tekzip etmiş.
Başkan Selçuk Çetin’e bir çağrıda bulunmak istiyorum: Pursaklar’ın merkezinde kurulacak platformda, tüm Pursaklar halkının önünde, bu kaydı, teknolojik bir ortamda yayınlayalım. Eğer bu haberde, sizin telaffuz ettiğiniz sözleriniz, yalan bir şekilde yer almışsa, ben senelerdir onurla taşıdığım bu mesleğimde kalemimi kırıp, kenara çekileceğim. Yani mesleğimden istifa edeceğim.
Ancaaak; kayıtta yer alanlarla haberimiz arasında hiçbir fark yoksa, siz de bulunduğunuz makamdan ve adaylıktan istifa edecek erdemi gösterebilecek misiniz?
İşlenen hata sonrasında özür dilemenin bir erdem olduğunu bile fark edemeyecek kadar esiri olduğunuz hırs ve öfkenize yenilmeden, bu insani ve erdemli tavrı sergilemeye söz verebilecek misiniz? Daha da ötesi; söz konusu görüntülü ses kaydında, kendi itiraflarınız sonrası yaşayacağınız yargı sürecine dayanabilecek yüreğe ve cesarete sahip misiniz? “Organizelik” itiraflarınızı da “yalan ve iftira” gibi kolaycı bir yaklaşımla bertaraf edebilecek misiniz?
N’oldu? Hatırladınız değil mi neler söylediğinizi?
Beyhude sayın başkan, beyhude.
Kendinizi tatmin için avukatlarınıza gereksiz mesai harcatarak, temeli olmayan hukuk süreci girişimleriniz beyhude.
Bu gazetede geçmişte, olduğu gibi bugün de belgeye dayanmayan tek bir satıra yer verilmedi verilmez de.
Bizim meslek ahlakımıza bu sığmaz.
Bizim beşeri ahlak anlayışımızda, söylediğini inkar gibi elastiki bir ahlak anlayışının zerresi bulunmaz.
Biz geçmişte olduğu gibi bugün de kavga ve gerilimin tarafı olmadık.
Sağduyu ve itidal çağrılarında bulunan taraf olduk; bozandan yana olmadık.
Ama bu demek değil ki bize yönelecek sinkaf dolu fütursuz saldırılara karşı kayıtsız kalacağız!
Her insanın, insanlık vasıflarında yer alması gereken bir dürtü ile hakkımızı sonuna kadar savunuruz.
Ne zaman ki kendimize hak gördüğümüz şeyler Pursaklar’ın menfaatlerine zarar verir; işte o zaman geri adım atmasını da biliriz. Ama birileri bizim Pursaklar’ın menfaatlerini savunmak için sergilediğimiz duruşa cevap veremeyip, yakışıksız ve çirkin sözler kullanıp susturmaya çalışırsa, geçmişte de söylediğimiz gibi; o zaman yumruk da oluruz balyoz da.



Resim Galerisi


Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.